Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Giriş yap

Şifremi unuttum

En son konular
» HAC DUASI
Salı Tem. 13, 2010 4:13 pm tarafından K.Kübra Başkülekçi

» Tom Sawyer Kitap Özeti
Perş. Ara. 31, 2009 3:11 pm tarafından K.Kübra Başkülekçi

» SİTEMİZİN YENİ HALINI NASIL BULDUNUZ ?
Perş. Ara. 31, 2009 3:08 pm tarafından K.Kübra Başkülekçi

» Eylül 2009 Minik Dualar Konserleri
Perş. Ara. 31, 2009 3:07 pm tarafından K.Kübra Başkülekçi

» SÜLEYMAN ERKİŞİ - Sevdim Seni Mabuduma
Cuma Ara. 25, 2009 9:17 pm tarafından Admin

» ERTUĞRUL ERKİŞİ - Ah Efendim
Cuma Ara. 25, 2009 8:54 pm tarafından Admin

» SAMİ YUSUF - Hasbi Rabbi
Çarş. Ara. 23, 2009 10:36 pm tarafından Admin

» Yarım cümle tamamlama
Çarş. Ara. 23, 2009 1:29 pm tarafından ÖmErKoLiq

» ABDULLAH ÖNÜL - Senin Aşkın
Ptsi Ara. 21, 2009 12:34 am tarafından Admin

Istatistikler
Toplam 194 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: kadir_003

Kullanıcılarımız toplam 5895 mesaj attılar bunda 375 konu
En iyi yollayıcılar
mehmetcan (1124)
 
K.Kübra Başkülekçi (914)
 
Admin (534)
 
SEVGO (531)
 
usagi (524)
 
mehtap1996 (474)
 
reyhan........ (466)
 
gocuk_37 (413)
 
Esra (253)
 
ßÜşRa (208)
 

HZ.MUHAMMED (S.A.V)

DUYURU PANOMUZ

MİNİK DUALAR SİTESİ DUYURU PANOMUZ

Minikdualar Yetkinforum

Sizleri aramızda görmekten dolayı tüm site yöneticilerimiz olarak mutluluk duyuyoruz. Ümit dolu yarınlara; birlikte, dostlukla koşmak ümidindeyiz. Her tür paylaşımlarınız için teşekkür ediyoruz.Allah'a emanet olunuz...


Minikdualar yetkinforum,İnsanların bilgi paylaşımını en sıcak ve en samimi ortamda gerçekleştirmesini temel alan bir internet platformudur.Paylaşımın değerini iyi bilen ve bilginin paylaşıldıkça çoğalacağının farkında olan insanlardan oluşan bu sıcak aile ortamında, sadece bilgiyi değil aynı zamanda arkadaşlık,gerçek dostluklar ve eğlenceyi de bulmanız mümkün. gün geçtikçe daha da genişleyen bu sıcak aile ortamında kolayca arkadaşlıklar kurabilir, zamanınızı en iyi şekilde değerlendirebilir ve eğlenebilirsiniz.Bizi seçtiğiniz için teşekkür ederiz...


MİNİK DUALAR GRUBU FAN SİTESİNE HOŞGELDİNİZ!


----------


Paylaşım Ve Dostluğun En Güzel Adresi...

http://www.minikdualar.yetkinforum.net

Anket

Minik dualar grubunun en çok hangi klibini beğeniyorsunuz ?

14% 14% [ 11 ]
7% 7% [ 6 ]
5% 5% [ 4 ]
6% 6% [ 5 ]
7% 7% [ 6 ]
15% 15% [ 12 ]
15% 15% [ 12 ]
6% 6% [ 5 ]
19% 19% [ 15 ]
6% 6% [ 5 ]

Toplam Oylar : 81

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 18 kişi Ptsi Eyl. 11, 2017 12:44 am tarihinde online oldu.
SİTE RADYO
SAAT
Sosyal yer imi

Sosyal yer imi digg  Sosyal yer imi delicious  Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi stumbleupon  Sosyal yer imi slashdot  Sosyal yer imi yahoo  Sosyal yer imi google  Sosyal yer imi blogmarks  Sosyal yer imi live      

Sosyal bookmarking sitesinde MİNİK DUALAR GRUBU adresi saklayın ve paylaşın

MDG SOLİSTLERİMİZ

 

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 


SİTE SAYAC

çevrimiçi üye :


İştahsızlık: Çocuk Doktoru Gözüyle

Aşağa gitmek

İştahsızlık: Çocuk Doktoru Gözüyle

Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Ocak 19, 2009 7:13 pm

İştahsızlık ve yeme isteksizliğini genel olarak “beslenme bozukluğu” olarak inceleyeceğiz. Çocuklarda en sık rastlanan bu şikâyeti sistematik olarak üç ayrı uzmanın gözü ile inceleyip açıklamaya çalışacağız.

Beslenme her canlının doğumundan itibaren yaşamın sürekliliği için en önemli ihtiyaçlarının başındadır. Bundan dolayı beslenme güçlüğü olan çocuğun bu doğal ihtiyacını karşılamak istememesinin, kendi kendine yememesinin veya yemek reddinin nedenlerinin ciddi bir şekilde irdelenmesi gerekir. “Canı istemediği için” veya “inadından yemiyor” yaklaşımı yüzeyseldir, yanlıştır. Nedeni bilirsek ve eğer bizden kaynaklandığını kabul edersek, çözümü de kolay olacaktır.

Zero to Three National Center for Clinical Infants Programs 0 -3 yaş tanı sınıflamasına göre yeme bozukluğu (iştahsızlık): Çocuğun beslenme davranışında ve yeterli besin alımında güçlükler göstermesi, yemek yemeği doğal gereksinimlerine göre düzenleyememesidir.(1)

İştahsızlık nedenlerini kabaca ikiye ayırmak mümkündür:

1- Psikososyal - davranışsal bozukluk: Bu çocuklar bedense, organik olarak sağlıklıdır.
2- Organik hastalıklı çocuk:
·Nöromüsküler hastalık
·Lokomotor sistem hastalıkları
·Metabolik hastalık
·Sindirim sistemi hastalıkları: En başta motilite bozuklukları, gastroösofageal reflü, mide boşalma gecikmesi, ülser vs.

Yani iştahsız çocukta öncelikle iştah azalmasına neden olacak gasroösefageal reflü (Bkz Sindirim sistemi Hastalıkları) ve anemi (bkz kan hastalıkları) gibi bedensel bir hastalık olmadığı ispat edilmelidir. Daha sonra psikolojik faktörlere yönelmek gerekir. Çok önemli ve çoğu kez göz ardı edilen bir konu da anemidir! İştahsızlık ister organik hastalıktan ister psikolojik nedenlerden kaynaklansın yemeyen çocukta ortaya çıkması çok muhtemel aneminin de tedavi edilmesi gerekir. Yine dikkat edin; anemi düzeldiği halde iştahsızlık devam edebilir ama çoğu psikojen kaynaklı iştahsızlıkta aneminin düzeltilmesi ile birlikte ailenin de davranışlarında da düzelme sağlanınca iştah açılmaktadır.

Bebeğin beslenme - aile ilişkisini şu dönemlere ayırarak sınıflamak mümkündür:

Homeostaz dönemi (0–3 ay) : Bu dönem bebek anne ilişkisinin kurulduğu, bebeğin kendini güvende hissetmeye başlayacağı dönemdir. Bu dönemde bebeğin acıkması fark edilmeli, karnı doyurulmalı, beslenme sırasında anne - bebek arasında göz teması kurulmalı, bebek ile konuşulmalıdır. Bebeğin doyduğu anlaşılmalı, doymuşsa ama ağlıyorsa doymadı sanılarak zorla beslenmeye çalışılmamalıdır. Bu dönemde annenin bebeğine karşı duyarlılığının ne kadar fazla olduğu, duyarlılıktan evhama geçip geçmeyeceği belli olur, varsa annelerin bebeğin beslenmesi ile ilgili takıntıları ortaya çıkar.Bebekte iştahsızlın ortaya çıkmaması için anne sütünden ek gıdalara geçiş döneminde annelerin dikkat etmesi gereken konular yazımızın devamında sıralanmıştır!

Bir bebeğin her türlü sıkıntı belirtisine yemek yedirilerek karşılık verilirse bebek daha sonraki sıkıntılarında da yemek gelmesini bekleyecektir! Sürekli olarak beslenen bebekte de açlık – tokluk hissinin gelişmesi mümkün olamayacaktır.

Bağlılık dönemi (3 ile 6–8 ay): Bu dönemde anne - bebek arasında duygusal ilişki daha önemlidir. Emzirme sırasında anne ve bebek arasında eşine az rastlanır bir karşılıklı görsel ve sözel ilişki gelişir. Hazırlanan mama bitirilmek zorunda değildir. Yani beslenme bu dönemde anne bebek ilişkisinde daha sosyal bir faaliyettir. Bebek beslenme sırasında mola verip anne ve etrafla ilgilenir, oynar. Bu mola sırasında ardışık kaşıklarla bebek yemeye devam etmeye zorlanmamalı, sabredilmeli ve ona saygı gösterilmelidir.


Ayrılma, bireyselleşme (Otonomi) Dönemi (6–9 ile 36 aylar): 6 ay ile 3 yaş arasında bebek için bakım vericiden ayrılmanın aşama aşama gerçekleştiği ve benlik hissinin başladığı yıllardır. Bağımlılık ile otonomi denemeleri yaşanır. 7–9 aylardan itibaren bebek kendi kendini beslemeye başlar. 12–18 aylarla birlikte bebek oyun ve beslenme arasında bebek kendi tercihlerini söylemeye başlar. Tok olduğunu, yorgun olduğunu önceleri sözel olmayan dille ifade eder.

Bebek bu dönemde anne babanın anksiyete davranışlarını fark eder. Yemek saatlerinde kontrolü ele almak için hareket eder. Ne yiyeceğine, ne zaman, ne kadar ve nerede yiyeceğine karar vermek ister. Bu dönemde ana - baba tarzı ve davranışı şekli de iştah oluşumunda çok önemlidir.

Çocuğu doyduktan donra beslemeye devam etmek, toklukla ilgili “başını çevirme”, “sallanma” gibi belirtileri dikkate almamak zamanla çocuklarda beslenmeye karşı bir direnç oluşmasına ve beslenme deneyiminin sıkıntı bir süreç olarak yaşanmasına neden olabilir. Yani bebek başını çevirerek yemeyi reddettiğinde “ille bu son kaşık da yenecek” veya “bu kâse bitecek” şeklinde davranılırsa bebek de reddetme hakkını kullanır;
zorlandığı takdirde ise bir sonraki beslenme saatinde kendisine yapılan bu saygısızlığı size acı acı ödetir!

Tüm bu becerilerin gelişiminde bebek kendi açlık-tokluk, uyku – uyanıklık döngülerinin ipuçlarına duyarlı ve uygun yanıtlar veren ebeveynlere ihtiyaç duyarlar. Buna göre eğer bir annenin;

ØEmpati derecesi yüksek,
ØMüdahaleciliği orta ve alt derecede ve
ØBesleme becerisi yeterli ise

bu annenin bebeğinde beslenme sorunu daha az olacaktır.

Yeme Sorunlarının Nedenleri:
Yeme doğal bir dürtü olduğundan yemek istememe hemen her zaman altta yatan bir sorun olduğunu düşündürür. Çocuk sağlıklı ise iştah dürtüsü de sağlıklı olacaktır. İştahsızlık sıklıkla çocuğun kendisinden kaynaklanmayacaktır. Yeme isteği yani iştahı belirleyen faktörler şunlardır:

1) Çocuğun duygu durumu, düşünceleri ve gelişimsel dürtüsü
2) Yemeğin sunulma şeklinin çocuğun gelişimsel özelliklerine uygunluğu
3) Yemeğin kokusu, dokusu, tadı
4) Yemekte birlikte olunan kişilerle ilişki ve uyum
5) Çocuğun sağlık durumu(2)

İştahsızlığın Yeme-yedirme ilişkisi ile ilgili nedenleri:
Yedirerek bebeklerini hayatta tutma anne ve babanın en temel içgüdülerinden biridir. Yeme davranışı bebekte yedirilme olmaksızın gelişmeyeceğinden hemen her zaman karşılıklı ilişkiye ve etkileşime bağlıdır. Yedirme davranışı, yediren kişinin ruhsal ve bilişsel durumu, kendi yeme isteği ve çocukluğunda yediriliş deneyimleri gibi öğrenilmiş davranışlar ve yedirilen çocuğa duyulan bağlılıkla da ilgili olan çok karmaşık bir davranıştır.(3)

_________________
Paylaşımın ve dostluğun en güzel adresi =Rekabet Etmez Takıp Edilir.!

avatar
Admin
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 534
Yaş : 26
Nerden : İnebolu
Kayıt tarihi : 15/08/08
Müzik Türü :
ruh hali :

Sevdiği Solist : Tuttuğu takım :

Kullanıcı profilini gör http://minikdualar.yetkinforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz